İnfaz ve Koruma Memurları Haber Sitesi
2026-06-11 23:02:58

Ceza İnfaz Kurumu Personelinin Sendikal Hak Mücadelesi ve Anayasa Mahkemesi Başvuru Sürecinde Son Durum Ne ?

Mehmet ÇİLİNGİR

editor@infazvekoruma.net 11 Haziran 2026, 23:02

1. Anayasa Mahkemesine Yapılan "25 Haziran 2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15. maddesinin (k) bendinin iptaline" Dair Yapılan İtiraz Başvurusu Sonuçlandı Mı?

Hayır Hala Sonuçlanmadı... 4688 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan "Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri" ibaresinin iptali yönünde bugüne kadar yapılan tüm ana başvurular ve yerel mahkemelerden gelen somut norm denetimi (itiraz yolu) talepleri Anayasa Mahkemesi tarafından sonuçlandırılmış ve reddedilmiştir. Yakın dönemde kamuoyunda "bazı memurların sendika yasağı kalktı" şeklinde yer alan haberler, daire başkanları veya fakülte sekreterleri gibi farklı idari unvanlara ilişkindir. Cezaevi personelini doğrudan kapsayan yasağın kaldırılmasına yönelik yürürlükte olan, kabul edilmiş yeni bir AYM iptal kararı bulunmamaktadır; mevcut yasal yasak aynen devam etmektedir.

Anayasa Mahkemesi, cezaevi çalışanlarının sendika kurma ve sendikalara üye olma yasağına karşı yapılan başvuruları incelerken kararlarını belirli hukuki temellere oturtmaktadır. Mahkemenin ret kararlarındaki temel gerekçeleri şunlardır:

Hizmetin Güvenlik ve Kamu Düzeni Niteliği: AYM, ceza infaz kurumlarının devletin iç güvenliği, asayişi ve kamu düzeniyle doğrudan ilişkili, kritik ve hassas alanlar olduğunu vurgulamaktadır. Bu kurumlarda görev yapan personelin statüsü, sivil memurlardan ziyade kolluk kuvvetlerine yakın değerlendirilmektedir.

Hizmetin Kesintisizliği Esası: Cezaevlerinde yürütülen hizmetlerin bir an bile aksamasının, telafisi imkansız güvenlik zafiyetlerine ve kaosa yol açabileceği belirtilmektedir. Sendikal eylemlerin (iş yavaşlatma, basın açıklamaları, iş bırakma vb.) bu kesintisizliği riske atabileceği savunulmaktadır.

Yasama Organının Takdir Yetkisi: Anayasa'nın 51. maddesinde sendika kurma hakkı güvence altına alınmış olsa da, aynı maddede kamu görevlilerinin yaptıkları hizmetin niteliğine göre kanunla sınırlandırılabileceği hükmü yer alır. AYM, meclisin (kanun koyucunun) güvenlik gerekçesiyle bu takdir yetkisini kısıtlama yönünde kullanmasını Anayasa'ya aykırı bulmamaktadır.

2. AYM 5 Yıl Kuralı Nedir ? Kuralın Temel Özellikleri ve Şartları Nelerdir?

Anayasa Mahkemesinin (AYM) hukukumuzdaki en önemli usul kurallarından biri olan 5 yıl kuralı, bir kanun veya kanun hükmünde kararname (KHK) maddesinin anayasaya aykırılığı iddiasıyla yapılan başvuruların reddedilmesinden sonra, aynı maddenin belirli bir süre boyunca tekrar mahkeme önüne taşınmasını engelleyen yasal bir sınırlamadır.

Bu kural, Anayasa’nın 152. maddesinin son fıkrasında ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

İşin Esasına Girilerek Reddedilmiş Olmalı: 5 yıllık yasağın başlayabilmesi için AYM'nin ilk başvuruda işin esasına girmiş (yani maddeyi anayasal yönden incelemiş) ve anayasaya aykırı bulmayarak reddetmiş olması gerekir. Eğer ilk başvuru yetkisizlik, süre aşımı veya eksiklik gibi usul yönünden reddedildiyse 5 yıl kuralı uygulanmaz.

Sürenin Başlangıcı: 5 yıllık süre, AYM'nin verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren başlar.

Sadece "İtiraz Yolu" (Somut Norm Denetimi) İçin Geçerlidir: Yerel mahkemeler (örneğin bir İdare Mahkemesi veya Asliye Ceza Mahkemesi), bakmakta oldukları bir davada uygulayacakları kanun maddesini AYM'ye taşımak istediklerinde bu kurala takılırlar. Eğer o madde hakkında son 5 yıl içinde verilmiş bir ret kararı varsa, yerel mahkeme başvuruyu yapamaz; yapsa bile AYM esasa girmeden direkt reddeder.

Hukuki İstikrarı Sağlamak: Aynı kanun maddesinin sürekli olarak mahkemeler tarafından AYM gündemine taşınmasını engellemek ve hukuki öngörülebilirliği korumak.

Mahkemenin İş Yükünü Azaltmak: AYM'nin aynı hukuki tartışmaları kısa süreler içinde tekrar tekrar incelemek zorunda kalmasının önüne geçmek.

İnfaz ve koruma memurlarının sendika yasağına (4688 Sayılı Kanun, Madde 15/k) karşı 2001 yılında dava açılmış ve AYM bu talebi 2004 yılında esastan reddetmiştir.

Daha sonra 2011 yılında bir idare mahkemesi personelin mağduriyeti üzerine aynı maddeyi tekrar AYM'ye taşımıştır. Ancak AYM, o dönem yürürlükte olan benzer başvuruların ret tarihlerini göz önünde bulundurarak "5 yıl geçmeden aynı maddeye tekrar itiraz edilemez" diyerek başvuruyu esasa hiç girmeden şeklen (usulden) reddetmiştir. Cezaevi personelinin sendikal hak aramalarında yerel mahkemelerin eli, uzun yıllar boyunca bu 5 yıllık bariyer nedeniyle bağlı kalmıştır.

3. Cezaevi personelinin sendikal hak mağduriyetini gidermek adına Anayasa Mahkemesinin önüne farklı dönemlerde temel başvurular gelmiştir. Sürecin kronolojik özeti ve istatistiki seyri şu şekildedir:

2001 Başvurusu (Esas Karar - E.2001/354, K.2004/114): 4688 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten hemen sonra doğrudan iptal davası açılmıştır. AYM, 22 Eylül 2004 tarihinde işin esasına girerek yukarıdaki gerekçelerle ilk ve en büyük ret kararını vermiştir.

2011 Başvurusu (Ankara 8. İdare Mahkemesi İtirazı - E.2011/123, K.2012/38): Bir infaz koruma memurunun açtığı dava üzerine yerel mahkeme konuyu AYM'ye taşımıştır. AYM, Anayasa'nın 152. maddesindeki "AYM'nin ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 5 yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün iptali için başvurulamaz" kuralı gereğince başvuruyu esasa girmeden şeklen reddetmiştir.

2013 - 2017 Dönemi Başvuruları: 5 yıllık süre yasağının dolmasının ardından farklı idare mahkemeleri kanalıyla (özellikle bağımsız sendikaların örgütlenme çabaları sonucu) yeni itiraz başvuruları yapılmıştır. Ancak yüksek mahkeme, içtihadını değiştirmeyerek bu başvuruları da esastan reddetmiştir.

Genel istatistiklere bakıldığında, doğrudan ve dolaylı (itiraz yoluyla) yapılan başvuruların tamamı, cezaevlerinin "yüksek disiplin ve mutlak süreklilik" gerektiren yapısı nedeniyle ret barajına takılmıştır.

4. Anayasa Mahkemesinin mevcut hukuki yaklaşımı karşısında, yargı yoluyla kısa vadede sonuç almak zor görünse de, personelin sendikal haklarına kavuşabilmesi için izlenebilecek gelecek stratejileri ve yasal adımlar şunlardır:

Yasama Yolu ve Lobi Faaliyetleri (En Etkili Adım): Madde AYM tarafından Anayasa'ya uygun bulunduğuna göre, çözüm yeri doğrudan TBMM'dir. Personel dernekleri ve memur konfederasyonları, siyasi partiler nezdinde kulis faaliyetleri yürüterek 4688 sayılı Kanun'un 15/k maddesinin kaldırılmasına yönelik Kanun Teklifi hazırlanmasını sağlamalıdır. Meclis iradesiyle yapılacak bir yasa değişikliği sorunu kökten çözer.

Uluslararası Yargı ve AİHM Başvuruları: İç hukuk yolları (idare mahkemeleri ve AYM bireysel başvuru süreçleri) tamamen tüketildikten sonra konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşınabilir. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesi (Örgütlenme Özgürlüğü) kapsamında, tamamen askeri ve silahlı kolluk yapısında olmayan sivil memur statüsündeki bu kısıtlamayı "orantısız bir müdahale" olarak görerek ihlal kararı verebilir. Bu karar, iç hukukta yasa değişikliği için büyük bir manivela olur.

Anayasa'nın 90. Maddesi ve ILO Normlarına Dayanmak: Türkiye, ILO'nun (Uluslararası Çalışma Örgütü) 87 ve 151 sayılı sözleşmelerini onaylamıştır. Anayasa'nın 90. maddesine göre uluslararası sözleşmeler kanunların üzerindedir. Sendikalaşma mücadelesi veren personeller, idari davalarında doğrudan ILO normlarının uygulanmasını talep ederek yerel mahkemeler üzerinde hukuki bir baskı ve farkındalık oluşturmaya devam edebilirler.

Güçlü Dernekleşme ve Sendikasız Hak Arama Modelleri: Sendika yasağı aşılana kadar, mevcut infaz kurumu personeli derneklerinin kitlesel üye sayılarına ulaştırılması gerekir. Dernekler toplu sözleşme masasına oturamasalar da, Adalet Bakanlığı ile kurumsal diyaloglar geliştirerek özlük haklarının iyileştirilmesi ve sendikal yasağın kaldırılması yönünde kamuoyu oluşturma gücüne sahiptir.

Sosyal Medya üzerinde bizleri takip ederek güncel ilanlardan ve gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

X (Twitter) Hesabımızı Buradan Takip Et

Facebook Grubumuza Buradan Katıl

İnstagram Hesabımızı Buradan Takip Et

Telegram Grubumuza Buradan Katıl

Youtube Kanalımıza Buradan Abone Ol

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.