Yıpranma, Dış Güvenlik ve Özlük Haklarında İyileştirme; Nerede Kalmıştık!

    23 haziran 2015 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclis’inin tekrar mesai’ye başlamasıyla  birlikte maliye ile üzerinde uzlaşı sağlanamayan 20. maddenin askıda beklemesi ve akabinde Meclis’in kapanmasıyla yarıda kalan Ceza infaz kurumları güvenlik hizmetleri kanun tasarısının kaldığı yerden devam etmesi  ve biz ceza infaz kurumu çalışanları açısından olumlu sonuçlanması için geçmişte gösterdiğimiz duyarlılığı  bugünden sonrada devam ettirmemiz gerektiği ve bu tasarının aşamalarını, nerede kalındığı , bizlere ne gibi faydalar sağlayacağı vs konuları ele alarak tekradan hatırlatmaya çalışacağız...

 

   Şimdi kanun tasarısının 22 maddeden oluştuğunu söyleyerek başlamak istiyorum konuya, malumunuz tasarı 19 madde dahil kabul edildi ta ki 20 maddeye yani mali konulara ve özlük haklarımızın düzenlenmesi aşamasına gelinceye kadar .

 

 

 BU KANUN TASARISINDA DİKKAT ÇEKEN KONULAR NEYDİ ?

Cezaevi dış güvenliğini jandarmadan alıp yeni oluşturulacak "dış güvenlik görevlilerine" verecek olan kanun tasarısı, içinde yer alan yıpranma zammı, emeklilikte de silah kullanabilme, İKM'na ek zam, 1., 2, 3 ve 4. dereceden infaz koruma memuru ve başmemuru kadro ihdası'dır...

 

7 Ocak 2015 tarihli görüşmede toplam 5 maddede değişiklik yapılmıştır. Tasarının komisyondan geçen hali için buraya tıklayınız. Yapılan değişikliklere ise aşağıda yer verilmiştir.

 

MADDE 3'TE, ŞOFÖR İBARESİ ÇIKTI

 

c) Dış güvenlik görevlisi: Kurum müdürü ile dış güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesinde görevlendirilen; ceza infaz kurumu müdür yardımcısı, idare memuru, infaz ve koruma başmemuru, infaz ve koruma memuru ile şoförü,

 

MADDE 6'YA YETERİ KADAR İFADESİ EKLENDİ

 

(2) Daire başkanlıkları; birer daire başkanı, yeteri kadar tetkik hakimi ve diğer personel ile en az üçer yerine yeteri kadar şube müdürlüğünden oluşur.

 

7. MADDESİNİN 2. FIKRASI Ç BENDİ

 

ç) İç güvenlik görevlilerinin yetersiz kaldığı, doğal afet, yangın, isyan, firar, firara teşebbüs, kurumlarda asayiş ve düzeni önemli ölçüde bozan yaygın direniş ve şiddet hareketleri, silahlı çatışma veya benzeri ciddi tehlike yaratan hallerde, kurum müdürünün, yokluğunda ise kurumda bulunan en üst amirin gerekli görmesi durumunda, ilgili Cumhuriyet başsavcılığı gecikmeksizin haberdar edilmek suretiyle Kurum içine girme kararı derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek, kurum içerisine girerek kurumun iç güvenliğini sağlamak.

 

Gerekçe: Tasarı ile C. Başsavcılığı operasyon amiri gibi bir konuma getirilmektedir. Dış güvenliğin Jandarma, iç güvenliğin cezaevi idaresi tarafından sağlandığı, Cumhuriyet savcılığının idari görevi yanında yargı görevinin bulunduğu sistemden vazgeçilmesi, Kurumlar arası denge ve denetimi de ortadan kaldırmaktadır. Cezaevi idaresinin ve Kurum içine girme kararının verilmesi halinde kanuna aykırılıkları tahkik edecek olan Cumhuriyet savcılığının operasyon amiri gibi görev alması dengesiz ve denetimsiz bir hal yaratacaktır. Kurum içine girme kararının verilmesi halinde kanuna aykırılıkları adli görevi içinde tahkik etmesi gereken Cumhuriyet savcısının kendi işlemini kendisinin soruşturması gibi bir hukuka bir sonuç ortaya çıkacaktır. Öneri ile yetki ve sorumluluk cezaevi idaresine bırakılmaktadır. 

 

10. MADDESİNİN 3. FIKRASI

 

(3) Zor kullanmadan önce, ilgililere asayişi bozan tutum ve davranışlarına ya da direnmeye devam etmeleri halinde; doğrudan doğruya zor kullanılacağı uyarısı yapılır. Ancak, asayişi bozan olayların veya direnmenin niteliği, kapsam ve derecesi göz önünde bulundurularak uyarı yapılmadan da zor kullanılabilir.

 

Gerekçe: Bu fıkra zor kullanma ihtarından sonra zor kullanma halini düzenlemektedir. Doğrudan doğruya ibaresi fıkrada yer alması halinde uygulamada çelişkilere ve bu düzenleme ile istenmeyen sonuçların doğmasına sebep olabilir. Bu nedenle metinden çıkarılması gerekmektedir. 

 

12. MADDENİN 1. FIKRASI

 

(1) Güvenlik görevlileri kanunen yetkili kılındıkları haller dışında kurum içine silahla giremezler. Ancak müdahale biriminde görevli olanlar ile dış güvenlik görevlileri silahla müdahaleyi gerektiren durumlarda, kurum içerisine silahla girebilirler. Ateşli silahla müdahaleyi gerektiren durumlarda ise, kuruma silahla girilmesine kurum en üst amirinin talebi üzerine Genel Müdürlük görüşü alınarak Cumhuriyet başsavcısı tarafından karar verilebilir.

 

Gerekçe: Önergeyle, ceza infaz kurumlarına ateşli silahla girilebilmeye ilişkin karar verme usulü, kurum en üst amirinin talebi üzerine, Genel Müdürlük görüşü ve Cumhuriyet başsavcısının onayına bağlanmak suretiyle, denetimin artırılması ve basit olaylarda dahi kuruma silahla girilerek güvenlik zafiyeti oluşmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.

 

Yıpranma Payı Fiili Hizmet Zammı Nedir, Yıpranma Payının Ne Faydası Vardır, Yıpranma Payı Alan Meslekler Hangileridir ?

 

Yıpranma Hakkı Nedir?

 

Toplumda ‘yıpranma’ olarak bilinen ‘fiili hizmet süresi zammı’, ağır ve yıpratıcı iş ve işyerlerinde çalışan memurlara, normal memura göre daha fazla riske ve tehlikeye maruz kaldığı kabul edilerek verilen ilave hizmet süresidir. Fiili hizmet süresi zammı, hizmet süresine eklenerek süreyi artırdığından, doğal olarak her memur fiili hizmet süresi zammı verilmesini ister.

 

Yıpranmanın Memura Faydası

 

Fiili hizmet süresi zammının (yıpranmanın) memura çeşitli faydaları var. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

- Fiili hizmet süresi zammı hizmet süresine eklendiğinden hizmet süresini artırır. Fiili hizmet süresi zammı alan memur, emekli olmak için aranan hizmet süresini, aldığı fiili hizmet süresi zammı kadar erken doldurur.

- Fiili hizmet süresi zammının bir kısmı da emekli olmak için aranan yaş haddinden düşüyor. Memur yıpranma ile aranan yaşı düştüğünden, daha erken emekli olur.

- Fiili hizmet süresi zammı aylık bağlama oranını artırdığından emekli aylığında artış sağlar.

- Fiili hizmet süresini artırdığından, emekli ikramiyesini de artırır.

 

Zaman Zaman Değiştiriliyor

 

Memura, hizmet süresinin artması, yaşın düşmesi, aylık bağlama oranının artması, emekli ikramiyesini artırması gibi çok yönlü fayda sağlayan yıpranmanın kapsamı zaman zaman değiştiriliyor. Değişikliğe kuşkusuz siyasi iklim yol açıyor. Memurlarda fiili hizmet süresi zammı adıyla yapılan uygulama, işçilere 1 Ekim 2008’e kadar ‘itibari hizmet süresi’ adıyla uygulandı.

 

Yıpranma Payı Alan Meslek Grupları

 

1-  Kurşun ve arsenik işlerinde çalışanlar 60 – 90 gün.

2-  Cam fabrika ve atölyelerinde çalışanlar 60 gün.

3- Cıva üretimi işleri sanayinde çalışanlar 90 gün.

4- Çimento fabrikalarında çalışanlar 60 gün.

5-  Kok fabrikalarıyla Termik santrallerde çalışanlar 60 gün.

6- Alüminyum fabrikalarında çalışanlar 60 gün.

7- Demir ve çelik fabrikalarında çalışanlar 90 gün.

8-  Döküm fabrikalarında çalışanlar 60 gün.

9- Asit üretimi yapan yerlerde çalışanlar 90 ile 180 gün.

10-  Madenlerin yer altında çalışanları 180 gün.

11-  Radyoaktif ve doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler radyoiyonizan maddelerle veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları yapılan işler ile yapılan işlerde çalışanlar 90 gün.

12-  Su altında çalışanlar 60 gün.

13-  Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler 90 gün.

14-  Emniyet ve MİT mensupları 90 gün.

15-  İtfaiye veya yangın söndürme işlerinde çalışanlar 60 gün.

16-  Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre çalışan gazeteciler 90 gün.

17-  TRT’de Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre çalışanlar 90 gün.

18- Türkiye Büyük Millet Meclisi Yasama organı üyeleri ile dışarıdan atanan bakanlar 90 gün fiili hizmet zammı alıyor.

 

 

 

KANUN TASARISININ HAZIRLANMASINDAKİ GENEL GEREKÇE

 

   Cezaların infazı, bir suç karşılığında ceza mahkemelerince verilen hürriyeti bağlayıcı ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle infaz, ceza yargılamasının tamamlayıcı bir unsurudur. İnfaz sisteminin temel amacı, toplumu korumak ve işledikleri suçla toplumsal yaşama karşı uyumsuzluk göstermiş ve yargı organlarınca suçluluğu tespit edilmiş kişilerin, iç dünyalarına nüfuz ederek uygun bir iyileştirme rejimine tabi tutulmak suretiyle topluma yeniden kazandırılmalarını, yeniden suç işlemelerini önleyici etkenleri güçlendirerek toplumla uyumlu bir kişi haline gelmelerini sağlamaktır.

 

   Bu amaca ulaşabilmek için iyileştirme çalışmalarının sağlam temellere dayandırılması ve ceza infaz kurumlarında aynı zamanda çeşitli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İnfaz kurumlarını yönetecek idareciler, yetişmiş personel ve uzmanlar ile uygun fiziksel tesisler, sağlık tedbirleri, uygun besin, giyim, dışarı ile sağlıklı ve düzenli ilişkiler, eğitim ve öğretim, sportif, meslekî ve sanatsal çalışmalar, tahliye öncesi ve sonrasına ilişkin faaliyetler, asayiş ve güvenlik tedbirleri, iyileştirme çalışmalarının başlıca araçlarıdır. Ancak, ceza infaz kurumlarında eğitim ve iyileştirme çalışmalarının başarısı öncelikle kurumlarda iç ve dış güvenliğin sağlanmasına bağlıdır.

 

   Kurumların iç ve dış güvenliğinin sağlanması; birbirleriyle yakından ilgili, birbirini sürekli olarak etkileyen ve tamamlayan faaliyetler olup, bu göreve ilişkin yetki ve sorumluluğun bir otoriteye verilmesi, çalışmaların tek elden yürütülmesi, hizmette etkinlik ve verimliliğin sağlanması bakımından zorunlu bulunmaktadır.

 

   Uygulamada, kapalı ceza infaz kurumlarında, iç güvenlik hizmetleri Adalet Bakanlığınca, dış güvenlik hizmetleri ise İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığınca yerine getirilmektedir. Ayrıca, hükümlü ve tutukluların sevk, nakil, duruşmada hazır bulundurulması veya hastanede muhafaza edilmesi gibi işlemler de Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yapılmaktadır.

 

   İç güvenlik hizmetlerinde temel amaç, tutukluluğun veya cezaların infazının disiplin ve düzen içerisinde yerine getirilerek, hükümlü ve tutukluların can güvenliklerinin sağlanmasını, muhafaza edilmelerini, kendilerine veya başkalarına zarar vermeleri ile rehin alma ve ayaklanma gibi olayların önüne geçilmesini sağlamaktır. Dış güvenlik hizmetlerindeki temel amaç ise, hükümlü ve tutukluların firar etmelerinin engellenmesi, dışarıdan kuruma yapılacak saldırıların önlenmesi, kurum dışında hükümlü ve tutukluların muhafazası ve can güvenliğinin sağlanmasıdır. Dış güvenlik personeli, silahlı bir güç iken, iç güvenlik personeli silahsızdır.

 

   İç güvenlik personelinin yetersiz kaldığı durumlarda yetkililerin çağrısı ile dış güvenlik personeli, tek başına veya diğer güvenlik güçleriyle birlikte kurumlara girerek olaylara müdahalede bulunabilmektedir.

 

   Jandarma, kurumların dış koruma görevini yerine getirmek dışında mülkî, adlî ve askerî görevleri de olan genel bir kolluk gücüdür. 1/12/1937 tarihli ve 7756 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Jandarma Teşkilât ve Vazife Nizamnamesiyle, Adalet Bakanlığınca muhafaza teşkilatı kuruluncaya kadar jandarmaya geçici olarak verilen ceza infaz kurumlarının dış korumasını yapma görevi, 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesiyle jandarmanın mülkî görevleri arasında sayılmıştır. Bu şekilde, ceza infaz kurumlarının iç ve dış güvenlik hizmetlerinin farklı bakanlıklara bağlı personel tarafından yerine getirilmesi; kurumlarda iki başlılığa, mevzuatın farklı yorumlanmasına, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerin iki ayrı yerde aranması gibi mükerrer işlemlere ve gereksiz yazışmalara neden olmakta, ayrıca, sevk ve nakil gibi hizmetlerin yerine getirilmesinde koordinasyon sorunlarına yol açabilmektedir.

 

   Mukayeseli hukukta, örneğin Avusturya, Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Danimarka, Hollanda ve Finlandiya gibi ülkelerde ceza infaz kurumlarının iç ve dış güvenlik hizmetleri Adalet Bakanlığınca yerine getirilmekte olup, adlî görev kapsamında değerlendirilmektedir.

 

   Ceza infaz kurumlarında son yıllarda; koğuş sisteminden oda sistemine geçilmek suretiyle gerçekleştirilen fiziksel dönüşüm, mekanik, fizikî ve elektronik güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi, ceza infaz kurumları personel eğitim merkezlerinin açılması ve bu yolla personele hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim verilmesi imkânları geliştirilmiştir.

 

   Sağlanan bu gelişmelerle, dış güvenlik hizmetlerini yerine getirme kapasitesine ulaşan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne, Tasarıyla kurumların dış güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi görevi verilerek, jandarmanın genel kolluk gücü olarak aslî görevine dönmesi imkânı sağlanmış olacaktır. Dış güvenlik hizmetlerinin uzman personel tarafından yapılması genel olarak infaz hizmetlerinin kalitesinin de yükseltilmesine yol açacaktır.

 

   Tasarı, ceza infaz kurumlarının dış güvenlik hizmetlerinin Jandarma Genel Komutanlığından, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne devri, bu aşamadan itibaren dış güvenlik hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için, personelin atama, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma esas ve usulleri, zor ve silah kullanma yetkisi ile silah, araç ve gereç temini ve diğer hususların düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

 

 

   İnfazvekoruma.net olarak Tüm Ceza infaz Kurumu Personellerinin;  Biz infaz ve koruma memurları ile diğer cezaevi personellerinin gerçek manada haklarını alabilmeleri adına üzerimize düşeni yapmaya, ve bu doğrultuda elimizden geldiğince konuyu sıcak tutmaya çalışacağımızı bilmelerini isteriz. Bizler bütün personel arkadaşlarımızında bu vb iyileştirmelerin gerçekleşeceğine inanmalarını ve bunun bilincinde olarak desteklerini esirgememelerini rica ediyoruz. Lütfen yıllardır çıkmadı bundan sonrada kesinlikle çıkmaz söylemlerinin bizlere bir faydası olmayacağını unutmayalım ve elimizden ne geliyorsa desteklerimizi esirgemeyelim... Herşey Gönlünüzce Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.